Telefondaki Ses...
13/5/2009
MUTLU OLABİLMENİN DEĞİŞMEYEN ŞARTI
Geçen akşam telefon çaldı. Açtım, telefondaki zat çok dertli. "Efendim," dedi. "Çok mutsuzum, huzursuzum. Aklıma kötü şeyler geliyor. Bir türlü orta yolu bulamıyorum. Bazen dünya hayatı çekiyor beni. Çeşitli zevkler, eğlenceler başımı döndürüyor. Bazen manevi hayata yöneliyorum. İçimde Öyle temiz, öyle nezih duygular hissediyorum ki, işi gücü bıraksam, kendimi yalnız ibadete versem. Yalnız manevi güzellikleri olan insanlarla görüşsem. Bu iki zıt düşünce arasında bir gelgit olayı yaşıyorum. Bazen bir tarafa, bazen öbür tarafa yalpalıyorum.
Lütfen bir yol gösterir misiniz? Yaşım kırkı geçtiBu gelgitlerden kurtulmak istiyorum. Ne yapayım, nasıl hareket edeyim?"
Telefondaki zata, “Efendim”, dedim “yapılacak iş, hiç de sandığınız gibi çok karışık, çok karmaşık değil. Bütün mesele, hayat boyu, uçurumun kıyılarında dolaşmadan, orta yolda sağlam bir şekilde yürüyebilmek. Bunu bize temin edecek tek yol İslami Tevhid yoludur
Önemli olan, ne ruhu, ne bedeni inkar etmeden, ihmal etmeden tevhidin gösterdiği ışık altında, ölçüler içinde yaşayabilmekte. Şu anda sağız. Yaşıyoruz. Varız. Şu anda bizim bir ruhumuz, bir bedenimiz var. Dünyanın en büyük velisi de, akşam olunca içecek bir tas çorba ister. Uykusu gelince yatacağı bir yatak ister. Sokağa çıkacağı zaman dosta düşmana karşı mahcup duruma düşmemek için giyeceği bir elbise ister. İnsanoğlu sadece maddi ihtiyaçlarını tatmin etmekle mutlu olamaz ki.”
Hangi insan bugüne kadar karnım tok, sırtım pek, deyip, “o halde dünyanın en mutlu insanı benim” diyebilmiştir. İnsanların maddi ihtiyaçlarının yanı sıra manevi ihtiyaçları da vardır.
Manevi ihtiyaçlar da maddi ihtiyaçlarımız gibi tatmin olmak ister. Onlara aldırış etmediğimiz zaman, karşılamadığımız zaman, cevap vermediğimiz zaman, en mutsuz insan biz oluruz, işte, bu iki yönümüzü de akim, ilmin, inançların doğrultusunda düzene koymadığımız zaman problem başlıyor.
Ortaya çıkan ilk sorun, o şahıstaki dengesizlik oluyor. Mala, mülke de sahip olsa, mevki, makam, rütbeye de ulaşsa yine de o cıvıl cıvıl o pırıl pırıl yaşama sevincine ulaşamıyor. Bir türlü "Seviyoruz, seviliyoruz, güzelliğimiz bu yüzden", diyemiyor.
Hayatta her şey bir denge, bir uyum, bir ahenk istiyor. Mesela çorba yapıyoruz. Biraz tuz koyuyoruz. Çorbanın tadı geliyor. Ama tuz biraz fazla kaçınca zehir gibi oluyor, içilmiyor. Keza çay içerken kimi insan bir, kimi insan iki şeker koyuyor. Ama dokuz on şeker koyarsanız o çay içilmez. Bu giyim konusunda da böyledir. Bir kravat güzel olabilir. Kaliteli olabilir. Ama elbise ile uyum göstermediği takdirde giyilen elbisenin de, takılan kravatın da kıymeti kalmaz. Hayatta aklınıza gelen hangi konu olursa olsun durum değişmez
Transistörlü radyomuzu çalıştırmak için çarşıya gidip pil alıyoruz. Bir ucu artı, bir ucu eksi. Peki, iki ucu artı olsa ne olur; hiç. Sadece radyo çalışmaz. İlle bir ucu artı, bir ucu eksi olacak. Hayatta her şey pil örneğinde olduğu gibi birbirini tamamladığı zaman bütünleşiyorlar, bir senteze, bir tevhide ulaşıyor¬lar. Mesele, ne sadece dünyaya bağlanmak, ne de dünyadan el etek çekip rahip hayatı yaşamaktır. Çok görüldü, çok denendi. Bu iki yol da bizi huzura ve mutluluğa götürmüyor. İslamiyet bu dengeyi, bu sentezi ne güzel kurmuş. Evde tek başına namaz kılmak, iyi güzel. Allah kabul etsin. Ama aslolan camide, mescitte cemaatle beraber kılmak değil midir?
Hepimiz ama hepimiz güzel bir sözün masum, temiz bir tebessümün, ince bir davranışın etkisini ömür boyu unutabilir miyiz? Peygamber Efendimiz, "Hediyeleşiniz, hediyeler kalpte kalan küçük kırgınlıkları giderir" buyuruyor.
Eğer bizler hayat boyu memnun, mesut ve bahtiyar yaşamak istiyorsak, burnumuzun dikine gitmekten vazgeçelim. Hayatın muhteşem bütünlüğünü bozmaya, bölmeye kalkmayalım. Sonra bir gün bakarız ki olanlar olmuş ve bizler o yükün altından kalkamıyoruz.
Rabbimize şükredelim. Bize Resulullah Efendimiz gibi bir yüce Peygamber gönderdi. Bir büyük, bir güzel tevhid ilminin sultanını gönderdi. Ancak O'nun yolundan giderek O'nun dediklerini uygulayarak O'na en büyük sevgiyi ve saygıyı göstererek doğru yolu bulabiliriz. Aksi takdirde yapılan bütün işler hep buz üstünde yazı yazmaya benzeyecek.
Allah, bizleri de yeryüzündeki bütün insanları da bu feci akıbetten korusun.
Hak-Ses Dergisi
Eylül 2007
Sabri Tandogan
ruzuncuguma teşekkürler bu güzel resim için
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
16 yorum yazilmistir
4/6/2009 - DOSTA SELAM
Yazan: haspinarDOSTA SELAM
Haykırış değişti gülüş değişti
İçlerde sancının yönü değişti
Buluttan dökülen yağmur değişti
Değişmeyen dosta dostlara selam.
Vadilere girsem göktedir başım
Dostlukta kararlı kamilce yaşım
Nalları takana değse de taşım
Güneş yüzlü dosta dostlara selam.
Coğrafya atlası hayatın yolu
Bazı yükseklerde toz toprak dolu
Kırkikindi yazı yağınca dolu
Irılmayan dosta dostlara selam.
alıntı
Bağlanti :: ::
29/5/2009 - SELAMLAR CANIM
Yazan: susamcorekotu*HAYIRLI CUMALAR*,
EY RAHMAN VE RAHİM OLAN RABBİM!
SENİ, İSİMLERİNLE TANIMAYI,
SANA, İSİMLERİNLE YAKLAŞMAYI,
VE SANA, İSİMLERİNİN IŞIĞINDA KAVUŞMAYI NASİP EYLE! AMİN.
SEVGİLERİMLE
Bağlanti :: ::
28/5/2009 - ,,,
Yazan: gulumcanDünya madem fânidir.
Hem madem ömür kısadır.
Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur.
Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır.
Hem madem dünya sahipsiz değil.
Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var.
Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır.
Hem madem "Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez."
Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır.
Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.
Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.
Selam ve dua ile..
Bağlanti :: ::
22/5/2009 - ,,,
Yazan: gulumcanAllahım, bütün alçaklıklardan korunmak için sana sığınırız; senden başka bütün korkulardan; senden başka bütün yoksulluklardan...
Allahım, yüzümüzü senden başka kimseye çevirmeyiz, secde ettirmeyiz. Öyleyse ellerimizin de senden başka bir şeye uzanmasını engelle ne olur!
Senden başka ilâh yoktur. Doğrusu ben de nefsine zulmeden zalimlerdendim. Ama şükürler olsun Allahıma, âlemlerin Rabbine.
"Allah’ım, beni bana bırakma... Adını dilimden uzak tutma"
Hayırlı Cumalar..
Esen kalın..
Bağlanti :: ::
16/5/2009 - merhaba
Yazan: haspinarmerhaba malum sebeblerden uğrayamadım güzel ve çok farklı konular seçiyorsunuz
tebrik ediyorum hoş olun hoş görün hoşcakalın efendim huuuuuuuuuu
Bağlanti :: ::
14/5/2009 - Selam..
Yazan: fuadyusufoglu.comSevgili ama çoooooooook sevgili yeğenim...
Sana sadece ve sadece şunu söyleyebilirim...
Allah-u Teâlâ senden ve ailenden EBEDDEN razı olsun.
Hizmetlerin için çok çok teşekkürler.
Beni 'setr' ettiğin için Allah-u Teâlâ (c.c.) seni hem dünyada hemde ahirette mutlu eylesin. amin...
Beni dualarından MAHRUM etme.....
Sevgilerimle..
Bağlanti :: ::
3/7/2008 - Bulamadım nereye yazacağımı :)
Yazan: yaziruhuAvuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım.
HAYIRLI KANDİLLER GÖNLÜ GÜZELİM. SEVGİLER
Bağlanti :: ::
3/7/2008 - fatosunmutfagindan.blogspot.com
Yazan: isimsiz♥ Borçlarımızdan, ceza ve günahlarımızdan kurtulmak için bu gece dua edelim.. Allah affeden ve bağışlayandır, unutmayalım.. Eller semaya kalkıp, yürekler bir atınca bu gece, gözler sevinç yaşlarıyla dolacak.. Kandiliniz mübarek, dualarınız kabul olsun!
Bağlanti :: ::
2/7/2008 - çok güzel...
Yazan: corcianazçok güzel tespit ve hatırlatmalar:) Vesile olduğun içinde kocaman teşekkürler canım:) Allah razı olsun.
Bağlanti :: ::
29/6/2008 - esselam
Yazan: kadının mutfağı-ayşegülgeçenlerde size verdiğim kodu www.yoresellezzetler.bloggum.com adresine gönderirseniz sevinirim artık blogcuyu ve bloggerı açamıyorum bana ancak bu adresden ulaşabilirsiniz şimdiden teşekkürler
Bağlanti :: ::
28/6/2008 - yeni bannerimiz
Yazan: kadınınmutfağısize zahmet veriyorum ama blogcunun ve bilgisayarımın yüzünden ben yapamadım yeni yapılacak bannerimiz bu şimdiden teşekkürler
<a target=_blank href='http://www.yukle.tc'><img border='0' src='http://img181.yukle.tc/images/3734zeytinyagi-banneri.JPG'></a>
Bağlanti :: ::
25/6/2008 - s.a
Yazan: kezibanyenge"Ya Rabbi bize hikmet ver ve bizi salih kulların arasına kat.
Sonra gelenlerin bizleri hayırla anmalarını nasib et.
Amin"
S.A
Merhametlilerin en merhametlisine emanet ol.
hayırlı akşamlar canım
Bağlanti :: ::
25/6/2008 - şiir
Yazan: melik köroğluNE YAPABİLİR
Yaşam dediğin,kısa bir anmış
Mezar dediğin,ölüye hanmış
İnsan dediğin,sadece canmış
Can gidince beden ne yapabilir
Calışmayana,iklik cok serttir
Yokluk insanı kemiren derttir
Cömert dediğin temiz ve merttir
Cimri insan malı ne yapabilir
Eyer bilirsen,sözüm nasihat
Parmağın acısa,başa yok rahat
Her şeyden önce,önemli sıhat
Şifa gelmeyince ne yapabilir
Meliki söyler cok lazım ilim
Yarın dediğin sadece bilim
Yarınlar yakın,bir kısa milim
Yarını olmayan ne yapabilir.
Melik Meliki KÖROĞLU
Bağlanti :: ::
20/6/2008 - Cuman Mubarek olsun
Yazan: ruzunhttp://i162.photobucket.com/albums/t262/ruzun/1-16.jpg
Bağlanti :: ::






