Nefsini yok edende Allah tecelli eder.

 

Nefsini yok edende Allah tecelli eder...

Dünya halk ve Hak olmak üzere iki gruptan oluşur. Halk, henüz kendi hakkı olan manasını bulmak için mücadele halindedir. Yani kendi ezelde nasibi olan levh-i mahfuzuna ulaşmak için bilerek veya bilmeyerek mücadele halindedir. Sonra bu mücadele esnasında halk “l” sini “la” eder yani yok olur. Yani “la” makamında olan nefsini terbiye eder, aşırı istek ve arzularını yok eder. O zaman Hak olur yani özüne varır, haklılık zuhur eder, Hak haline geçer. İşte “la ilahe illallah” iki grubu anlatır. “La” yok et, Neyini? İlah olan kısmını, nefsinin kendine tapan kısmını yok et, la et. O zaman senden Hak zuhur eder. “La ilahe” dersen, ben ilah değilmişim dersen “illa Allah” olursun. "Senden Allah zuhur eder " diyor, yalnız Allah!
Eğer her görünende bu hali temaşaa edersen şahadet ederim ki, nefsini yok edende Allah tecelli eder, biliyorum ki, görüyorum ki, kendi varlığını nefsini temizleyenden Allah tecelli eder demiş olursun. İşte şahadetin esas manası budur. Görüyoruz ki, şahadet tevhide gitmek için tek yoldur. Taptığımız şey batıldır, puttur. Önemli olan putu yok etmektir. Kendimizi, nefsimizi, aşırı isteklerimizi, kendimize tapmamızı yok etmektir. Neden mi? Muhiddin-i Arabi diyor ki; “İnsan kendi kişiliğinde Rab'lık ve kulluk, ikisini de taşır”. Bu ne demektir? İnsana bakalım. İnsanın özünde ne var? Nefis var, ruh var, akıl var, kalp var. İnsan bu 4 manadan oluşmuştur. Ruh, Allah'tan emirdir. Mahluk değildir. Halikten zuhurdur.
Nefs mahluktur, kuldur. Yani “ben” diyen kısımdır. Toprağın zuhurudur. Gene o da Allah'tan, nefs-i külden gelmiştir ama halkedilmiştir. Toprağın hakimiyetine girmiştir. Şehvetler, kinler, arzular, istekler nefiste toplanmıştır. Şimdi nefis vücutta canlı iken, aklı nefis yönetiyorken, yani kinler, nefretler yönetiyorken, vücudun içinde hayvani can var, deriz. Hayvani canımız hakim, deriz. Ne zaman ki, kalp denen et parçası üzerine Allah'ın nuru akseder ve gönül adını alır. Bu nur, ışık gibi aklın üstüne düşer. Aklın üstüne düşünce akıl nefse derki; "bunca yıldır beni, idare ettin ama sen yok olmaya mahkumsun.
Sen fanisin halbuki vücut içinde bir de baki kılacak olan ruh var. O daha haklı, sen biraz kendinle mücadele et' der. O zaman aklın yardımıyla aşırı çirkinliklerinin başını kesmeye başlar. Burada en büyük yardımcısı aşktır. Ne zaman ki nefis hiçliğini, yokluğunu, kulluğunu anlar. O zaman ruh, vücut içinde hakimiyet kurar. İşte Yunus Emre'nin; “Bir can var candan içeru” sözü hayvani candan içeride bir ruhani can var, onu hakim kıl demektir.
Cemalnur Sargut


 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !